EN
TR
 
 
 
 
ÜRÜN GRUBUMUZ
Paslanmaz Altıköşe Anahtar Ağızlı Redüksiyon Nipel Paslanmaz Saç Levha Paslanmaz Boru Paslanmaz Kare Profil Paslanmaz Çubuk Paslanmaz Lama Paslanmaz Köşebent Paslanmaz Altıköşe Dikişsiz ve Dikişli Dirsek Paslanmaz Nipeller Paslanmaz Manşon Paslanmaz Kare Paslanmaz Dikdörtgen Profil Paslanmaz Altıköşe Anahtar Ağızlı Dişli Kör Tapa Paslanmaz Eşit TEE ASTM A403 ANSI B16.9 Normunda ND10-DIN 2576 Normunda Paslanmaz Düz Flanş Paslanmaz Çelik Kep B16.9 Normunda Paslanmaz Dikişsiz ve Dikişli Dirsek Paslanmaz Yaka Paslanmaz Kör Flanş Paslanmaz Konsantrik ve Eksantrik Redüksiyon 200 PSI Paslanmaz 316 Kalite Dişli Çalpara Çek Valf Paslanmaz Anahtar Ağızlı Çift Nipel(Hex) 300 PSI Paslanmaz 316 Kalite Dişli Filitre Y Tipi Paslanmaz Altıköşe Anahtar Ağızlı Redüksiyon Nipel Paslanmaz Redüksiyon Manşon Paslanmaz 316 Bushing Redüksiyon Paslanmaz Altıköşe Anahtar Ağızlı Bushing Redüksiyon Paslanmaz Altıköşe Anahtar Ağızlı Dişli Keb Paslanmaz Kaynak Uçlu ISO Rekor Paslanmaz 90 Dişli Dirsek 150 Lb Paslanmaz 90 Dişli Eşit TEE 150 Lb Paslanmaz 6 Köşe Anahtar Ağızlı Hortum Uçlu Nipel

PASLANMAZ ÇELİĞİN TARİHÇESİ

Antik çağlardan günümüze birkaç korozyon dayanımlı demir ulaşmayı başarmıştır. Bunun en ünlü ve en büyük örneği Hindistan 'ın Delhi kentindeki, Kumara Gupta I tarafından 400 'lü yıllarda yaptırılan "Delhi 'nin Dikili Demiri" 'dir.

Fakat paslanmaz çeliğe benzemeyen bir şekilde bu demir anıt paslanmazlık özelliğini kromdan değil, içerdiği yüksek fosfordan almaktadır. Fosfor uygun yöresel hava şartlarıyla birlikte anıtın yüzeyinde, demir-oksit ve fosfordan oluşan bir koruyucu yüzey tabakası oluşturup demirin korozyona karşı direncini sağlamaktadır.

Demir-krom alaşımlarının korozyona karşı olan direnci ilk defa 1821 yılında Fransız metalürjist Pierre Berthier tarafından farkına varılmıştır. O dönemdeki teknoloji, krom ile demiri bugünkü gibi işleme tabii tutabilmeye yetmediği için pratik olarak kullanıma geçilememiştir.

1890 'larda Alman Hans Goldschmidt karbonsuz krom üretimin yolunu açan alimunotermik yöntemini bulmuştur. Bu tarihten itibaren paslanmaz çelik üzerine birçok çalışma yapılmıştır.

Modern paslanmaz çeliklerin başlangıcı, 1913 yıllarında İngiliz metalürjist Harry Brearly tarafından rastlantısal olarak tüfek namlularını geliştirmek için araştırma yaparken keşfedilerek başlamıştır. Bu da paslanmaz çeliğin başlangıç noktası olmuştur.

Daha sonrasındaki çalışmalarda, 18-8 olarak nitelendirilen (304) östenitik paslanmaz çelik yaklaşık 1920 'li yıllarda piyasaya çıkmış ve uygulamalarında büyük bir başarı sağlanmıştır. 1930 'lardan itibaren paslanmaz çelik endüstride ve günlük hayatımızda vazgeçilmez bir yer almıştır. Bu gelişmeleri diğer alaşım elementleri ile sürdüren araştırmacılar, bugün tanıdığımız paslanmaz çelik kalitelerini zamanla geliştirmişlerdir.

Dubleks paslanmaz çelikler bundan yaklaşık 70 yıl önce, sülfit kağıt endüstrisinde kullanım amaçlı olarak geliştirilmiştir. Dubleks alaşımlar ilk etapta klorit yatak soğutma sularının ve diğer keskin kimyasal proses sıvılarının yol açtığı korozyon problemiyle başa çıkabilmek için kullanıldı.

1970 'lerde Kuzey Denizindeki gaz ve petrol istasyonlarının gelişimiyle, ikinci bir kuşak dubleks paslanmaz çelik geliştirildi. Buna göre belirli bir oranda nitrojen ilavesi, tokluğu, kaynaklanabilmeyi, klorit korozyon dayanımını artırmıştır. En yaygın olarak kullanılan UNS S31803 olarak adlandırılan karışık kompozisyon 1996 yılında dubleks çelik UNS S32205 standartlaştırılmıştır.